
Günümüz çocukları son derece kişiselleştirilmiş medya kullanım deneyimleri olan bir çağda büyüyorlar, bu nedenle ebeveynlerin çocukları için kişiselleştirilmiş medya kullanım planları geliştirmesi gerekiyor. Medya planları her çocuğun yaşı, sağlığı, kişiliği ve gelişim aşaması dikkate alınarak hazırlanmalıdır. Ayrıca tüm çocukların ve gençlerin yeterli uykuya (yaşa bağlı olarak 8-12 saat), fiziksel aktiviteye (1 saat) ve medyadan uzak zamana ihtiyaçları vardır.
Amerikan Pediatri Akademisi, ebeveynleri iki yaşından küçük çocukların televizyon izlemesini önlemeye teşvik etmektedir. Medyanın öğretici etkisi olduğu ileri sürülse de 2 yaşından küçük çocuklar tarafından medya kullanımının eğitsel veya gelişimsel faydalarını destekleyen kanıtlar yeterli değildir. Bununla birlikte bu yaştaki çocukların sağlıkları ve gelişimleri medyadan olumsuz etkilemektedir. Amerikan Pediatri Akademisi, bu yaş grubu için medyanın olumlu etkilerinden ziyade potansiyel olumsuz etkilerinin çok daha fazla olduğunu vurgulamakta ve ebeveynleri bu konuda önlem almaları konusunda uyarmaktadır.
Sorunlu internet kullanımı. Çevrimiçi medyayı aşırı kullanan çocuklar, sorunlu internet kullanımı için risk altında olabilir. Somut gerçeklik olan hayatlardan uzaklaşıp orada yansıtılan reelden uzak hayatların gerçekliğine inanmaya başlayabilirler. Bu da kendi hayatlarındaki sorunlara bakış açılarını ve çözüm becerilerini zorlaştırır.
Obezite. Aşırı ekran kullanımı ve yatak odasında televizyon bulundurulması obezite riskini artırabilir. Günde 5 saatten fazla televizyon izleyen gençlerin aşırı kilolu olma olasılığı, günde 0 ila 2 saat izleyen gençlere göre 5 kat daha fazladır. Ekrana kanalize olmuş bir çocuğun bir şeyler atıştırması farkındalıksız şekilde yemek tüketimine sebep olur ve obezite riskini arttırır.
Okul performansı üzerinde olumsuz etki. Çocuklar ve gençler genellikle ev ödevi gibi başka şeyler yaparken aynı zamanda medya kullanırlar. Ödev ve sorunluluklarını yerine getirmeye çalışırken dahi ne zaman biter ve ne zaman ekrana bakabilirim soruları içinde kalırlar. Bu tür çoklu görevlerin ve zihin dağınıklığının okul başarısı üzerinde olumsuz bir etkisi olabilir.
Riskli davranışlar. Gençlerin sosyal medyada sergiledikleri görüntü genellikle madde kullanımı, cinsel davranışlar, kendine zarar verme veya yeme bozuklukları gibi riskli davranışlara sebep olabilir. Gençlerin medya yoluyla alkol, tütün kullanımı veya cinsel davranışlara maruz kalması bunların popüler davranış modeliymiş gibi gösterilmesi çocukların değerler algılarına zarar vermektedir.
Çocukların anda kalma becerisini bir oyalanama davranışı içerisine hapsetmek onların ruh ve beden sağlığı açısından tehlike oluşturmaktadır. Kendiyle kalma ve beden durumu farkındalığı becerilerinden uzaklaştırmaktadır. Burada çözüm nedir? Neler yapılmalıdır.
·
Onları görmek taleplerine yalnız maddi karşılıklarla değil de manevi seviye de destek olmaktan geçmektedir.
·
Yalnızca onlara ekrandan uzak kal denilmeyip, Kendi ekran sürelerimiz de somut manada gözden geçirilmelidir.
·
Birlikte zaman geçirilen ortak saatler arttırılmalı; Kitap okuma saati, akşam beraber yemek yeme, çay saati gibi ritüellerin sayısı arttırılmalıdır.
·
Mümkün olduğunca odalarında TV bulundurulmamalı, Tablet ve telefon yaşı daha bilinçli çağlara kadar edindirilmemelidir.
·
Oyun becerileri geliştirilmeli aktivite saatinde eşlik edilmeye çalışılmalıdır.
Uyku problemleri. Medya kullanımı uykuyu etkileyebilir. Işığa (özellikle mavi ışığa) maruz kalmak ve ekranlardan gelen uyarıcı içerikler uyku problemlerine sebep olabilir ve okulu olumsuz etkileyebilir. Ebeveynler televizyonu uykuya hazırlık aşamasında sakinleştirici bir araç olarak algılasa da aslında bazı televizyon programları yatma direncini arttırmakta, uykunun başlamasını geciktirmekte ve uyku süresini kısaltmaktadır. Özellikle, 3 yaşından küçük çocuklarda televizyon izleme ve düzensiz uyku alışkanlıkları arasında bir ilişki bulunmuştur. Kötü uyku alışkanlıkları ruh hali, davranış ve öğrenme üzerinde olumsuz etkilere sebep olmaktadır.
Şiddet içeren davranışlar. Televizyon, film, video veya bilgisayar oyunlarında şiddet içeren görüntülerin uyarılmaya sebep olduğu, duygu ve düşünceler üzerinde kısa vadede önemli etkiye sahip olduğu ve özellikle erkek çocuklarda saldırgan veya korkulu davranış olasılığını arttırdığına dair kanıtlar mevcuttur. Bununla birlikte, kanıtlar daha büyük çocuklar ve gençler için daha az tutarlıdır. Şiddet içeren medyaya maruz kaldıktan sonra erkeklerin saldırganlık gösterme olasılıkları kızlara göre daha yüksektir. Kişilik veya durumsal faktörler sebebiyle saldırgan davranışa yatkınlığı olanlar için medya şiddetinin daha güçlü bir etkisi olduğu görülmüştür
Ebeveynler olarak maddi sermaye değeri yüksek her neye yatırım yaparken büyük bir çaba gösteriyorsak aynı çabayı anne ve baba olma yolunda da göstermeye gayret etmeliyiz. En büyük yatırım topluma sağlıklı bir birey olarak yetiştirilmiş çocuklardır.


Bir yanıt yazın